Gösteriş Hastalığı Nedir? Eğitimde Görünüşün Gölgesinde Kalan Gerçek Öğrenme Bir eğitimci olarak, sınıflarda gözlemlediğim en güçlü şeyin bilgi değil, öğrenmenin dönüştürücü gücü olduğunu fark ettim. Bir öğrencinin gözlerinde “anlama anı”nı gördüğünüzde, o kıvılcımın ne kadar kıymetli olduğunu bilirsiniz. Ancak ne yazık ki modern dünyada bu kıvılcımın yerini giderek daha fazla gösteriş aldı. Gösteriş hastalığı —ya da diğer adıyla “görünürlük takıntısı”— yalnızca sosyal medyada değil, eğitimde, kariyerde ve hatta öğrenme sürecinde bile kendini gösteren bir olgu haline geldi. Peki bu hastalık nedir, nasıl ortaya çıkar ve pedagojik açıdan bizi neden bu kadar etkiler? Gösteriş Hastalığı: Tanımı ve Temel Özellikleri Gösteriş hastalığı,…
Yorum BırakGünün Sayfaları Yazılar
Görme Olayı Nasıl Gerçekleşir? Biyolojiden Felsefeye Uzanan Bir Bakış Bir filozof için “görmek” yalnızca biyolojik bir süreç değildir; o, varoluşun ve bilmenin en köklü metaforlarından biridir. Görmek, hem epistemolojik olarak bilginin edinilmesini, hem ontolojik olarak varlığın kendisini görünür kılmasını, hem de etik olarak dünyanın anlamlandırılmasını içerir. Ancak yine de tüm bu derin boyutlar, biyolojinin sessiz ama kesin mekanizmalarıyla başlar. Peki, görme olayı biyolojik düzeyde nasıl gerçekleşir ve bu süreç felsefi açıdan bize ne söyler? Epistemolojik Başlangıç: Görmek Bilmek midir? Epistemoloji, bilginin kaynağını sorgular. “Görmek inanmak mıdır?” sorusu, yüzyıllardır süregelen bir tartışmadır. Biyolojik düzeyde baktığımızda görme, dış dünyadan gelen fotonların gözümüze…
Yorum BırakGrafik Tasarım Ne İş Yapar? (Görsel İktidarın, İdeolojik Alanın ve Yurttaş Temsillerinin Siyaseti Üzerine) Giriş: Güç, Görsellik ve Anlamın Siyaseti Bir siyaset bilimci için her şey güç ilişkileriyle ilgilidir. Toplumun düzeni, kurumların işleyişi, bireylerin davranışları—hepsi görünmeyen bir güç ağıyla örülüdür. Grafik tasarım ise bu ağın en estetik, ama bir o kadar da stratejik araçlarından biridir. Bir grafik tasarımcı, sadece estetik bir görüntü üretmez; aynı zamanda toplumsal mesajları şekillendirir, iktidarın söylemini yeniden üretir veya ona meydan okur. O hâlde soralım: > “Bir afiş yalnızca bir tasarım mıdır, yoksa bir ideolojik bildirge midir?” İktidarın Görsel Dili: Semboller Üzerinden Yönetmek Michel Foucault’nun ifadesiyle,…
2 YorumGaz Lambasına Hangi Yağ Konur? (Yanlış Yakarsan Mangal Değil, Perdeler Alev Alır!) Merhaba sevgili “eski usul ışık severler”! Bugün, romantizmi tek bir çakmakla başlatabilen, elektrikler gidince de evin kahramanına dönüşen gaz lambalarına yakıt seçme macerasına dalıyoruz. Evet, “gaz lambasına hangi yağ konur?” sorusu kulağa basit geliyor; ama yanlış yağ seçimi, mum ışığında akşam yemeği planını “acil durum tatbikatına” çevirebilir. Gülümseyelim, öğrenelim ve lambamızı doğru yağla parlatalım! En güvenli ve doğru cevap: gaz yağı (kerosen/parafin oil) veya ultra saf likit parafin (lamp oil). Diğer her şey, ya is yapar ya kokutur ya da tehlikelidir. Gaz Lambasına Ne Konur? “Gaz Yağı” Der…
2 YorumBok Böceği Ne ile Beslenir? Doğanın Derin Felsefesi Üzerine Bir Deneme Bir filozofun gözünde yaşam, sadece büyük fikirlerin değil, küçük varlıkların da düşünsel alanıdır. Evrenin en temel varlıklarından biri olan bok böceği, varoluşun doğasına dair düşündürücü bir metafor sunar. Bu küçük canlı neyle beslenir? Sadece dışkıyla mı, yoksa varlığın kendisiyle mi? Bu soru, biyolojik bir merak olmanın ötesinde, etik, epistemolojik ve ontolojik bir tartışmanın kapılarını aralar. Etik Perspektif: Değersizin Değeri Bok böceği dışkıyla beslenir. Ancak bu basit bilgi, derin bir etik soruyu beraberinde getirir: Değer dediğimiz şey nedir? İnsan, çoğu zaman “değerli” olanı yüceltirken, “değersiz” olanı reddeder. Oysa bok böceği,…
2 YorumBitkilerde Kamçı Var mı? Küresel ve Yerel Bakış Açılarından Derin Bir Yolculuk Kelimelerin köklerine inmek, bazen doğanın gizemli dünyasında yeni pencereler açar. “Kamçı” kelimesi denince aklımıza genellikle hareket, güç ya da yönlendirme gelir. Ama bugün size “bitkilerde kamçı var mı?” sorusunu, sadece biyolojik değil, kültürel ve duygusal yönleriyle de sormak istiyorum. Çünkü bazen bir sorunun yanıtı sadece laboratuvarlarda değil, insanların zihinlerinde ve toplumların algısında gizlidir. Bilimsel Gerçek: Bitkilerde Kamçı Var mı? Öncelikle biyolojik bir temelden başlayalım. Bilimsel olarak “kamçı” yani “flagellum”, bazı hücrelerde hareketi sağlayan ince bir iplikçiktir. Bu yapı genellikle bakteriler, algler ya da sperm hücrelerinde bulunur. Bitkilerin çoğunda…
2 YorumKuzular Neden Geviş Getirir? Felsefi Bir Bakış Geviş getirmek, hayvanların sindirim süreçlerinin bir parçası olmanın ötesinde, insan düşüncesi için derin bir metaforik anlam taşıyabilir. Her ne kadar kuzular ve diğer geviş getiren hayvanlar doğaları gereği bu eylemi yapıyor olsalar da, bu davranışa felsefi bir perspektiften bakmak, insanın varoluşuyla, bilgisiyle ve etik sorumluluklarıyla ilgili önemli sorulara kapı aralayabilir. Bu yazıda, kuzuların neden geviş getirdiğini, etik, epistemolojik ve ontolojik açılardan tartışarak anlamaya çalışacağız. Ontolojik Perspektif: Varlık ve Doğa Üzerine Ontoloji, varlıkların doğasını ve onların birbirleriyle olan ilişkilerini inceler. Kuzuların geviş getirmesi, aslında onların varlık biçimlerinin bir yansımasıdır. Kuzular, doğalarının bir gereği olarak…
2 YorumGır Ne Demek? Toplumsal Bir Bakışla İnceleme Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimini Anlamaya Çalışan Bir Araştırmacının Samimi Girişi Toplum, bireylerin etkileşimde bulunduğu ve belirli kurallar çerçevesinde şekillenen bir yapıdır. Her bir davranış, düşünce ya da kelime, bu yapının içindeki roller ve normlarla derin bir bağlantıya sahiptir. Bu bağlamda, dilin ve kelimelerin de toplumsal anlamları vardır. “Gır” kelimesi, Türk dilinde zaman zaman karşılaştığımız, ancak çoğu zaman anlamı hakkında net bir bilgiye sahip olmadığımız bir terimdir. Peki, bu kelimenin toplumsal anlamını nasıl yorumlayabiliriz? Toplumsal yapıların ve cinsiyet rollerinin etkisiyle şekillenen dilsel ifadeler, bireylerin dünyayı nasıl algıladığını ve toplumsal normlara nasıl uyduğunu anlamamıza…
2 YorumGöveren Bahar: Ekonomik Bir Perspektif Kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları… Ekonomistlerin günlük yaşamın her alanına uyguladığı temel ilke budur. İnsanlar, sınırlı kaynaklarla daha fazla tatmin olmaya çalışırken, her seçim bir maliyet taşır. Bu temel ilke, ekonomik teorinin derinliklerine indikçe daha karmaşık ve geniş bir boyuta ulaşır. Ekonomik sistemler, bireysel kararların ve toplumsal seçimlerin dinamik bir etkileşimi olarak şekillenir. Ancak bu etkileşimin daha ince detaylarını kavrayabilmek, bazen mevsimsel bir değişim ya da toplumsal bir dönüm noktasıyla bağlantı kurmamızı gerektirir. İşte bu bağlamda, göveren bahar kavramı, ekonomik bir analiz için oldukça ilgi çekici bir metafor haline gelir. Göveren Bahar: Bir Ekonomik Metafor…
2 YorumHapşırma Nöbeti Nedir? Küçük Bir Refleksin Büyük Hikâyesi Şunu itiraf edeyim: “Hapşu!” deyip arkasından ikinci, üçüncü, dördüncü… derken küçük bir fırtınaya kapıldığım anlar oldu. O anlarda zaman ağır çekimde akıyor, burnumun içi karıncalanıyor, gözlerim yaşarıyor ve çevremdeki herkes “Çok yaşa!” korosuna başlıyor. Peki bu zincirleme hapşırma hâli, yani hapşırma nöbeti, gerçekten nedir? Bedenimizde neler olur, günlük hayatımıza nasıl sızar ve gelecekte bu masum görünen refleks bize neler anlatabilir? Gelin, samimi bir sohbette derinlemesine bakalım. Hapşırma Nöbeti Nedir? Hapşırma nöbeti, tek bir tetikleyicinin ardından kısa aralıklarla peş peşe gelen hapşırmaların oluşturduğu epizotlardır. Kimi insanda iki-üç, kiminde onlu sayılara varabilir. Temel mekanizma…
2 Yorum