Gecenin İçinde Kaybolan Ödevler ve Kaynakça Korkusu
Kayseri’de geceler bazen sandığımdan daha uzun sürüyor. Özellikle de masamın üstü kitaplarla doluyken, bilgisayar ekranı yarı karanlık odada tek ışık kaynağı gibi yüzüme vuruyorken… O anlarda zaman biraz eğriliyor sanki. Saat ilerliyor ama ben ilerleyemiyorum. İçimde bir sıkışma, bir yetişememe hissi büyüyor.
O gece de öyleydi. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı ödevlerin beni bu kadar zorlayabileceğine inanamıyorum. Konu belliydi ama asıl mesele konu değilmiş; asıl mesele “kaynakça”ymış. Kelime kulağa basit geliyor ama benim için bir duvar gibi duruyordu.
Sayfaları açıyorum, interneti karıştırıyorum, notlar alıyorum… Ama her şey bir noktada düğümleniyor. Çünkü yazdıklarımın sonunda o küçük ama önemli bölüm var: kaynakça. Ve ben o kısmı her seferinde ya eksik ya yanlış yapıyorum.
O an içimde net bir duygu vardı: hayal kırıklığı. Kendime karşı sabrım azalıyordu. “Bu kadar basit bir şeyi neden hâlâ düzgün yapamıyorum?” diye içimden defalarca geçirdim.
Kaynakça Nedir, Neden Bu Kadar Önemli Hissettirir?
Miz ziyaretçileri için hazırladığımız bu makalede “Ödev yaparken kaynakça nasıl yazılır” konusunu sade bir dille anlatıyoruz.
Kaynakça… Aslında basit bir liste gibi duruyor. Ama işin içine girince öyle olmadığını anlıyorsun. Çünkü kaynakça, emek verdiğin her bilginin arkasında duran görünmez bir ispat gibi.
O gece bunu daha net hissettim. Yazdığım her paragrafın bir geçmişi vardı; okuduğum bir makale, baktığım bir kitap, tıkladığım bir sayfa… Ama bunları doğru şekilde yazıya dökmek bambaşka bir dünya.
İçimde garip bir baskı vardı. Sanki kaynakça yanlış olursa tüm ödev çökecekmiş gibi hissediyordum. Abarttığımı biliyordum ama duygular mantığı her zaman dinlemiyor.
Bir yandan da umut vardı içimde. “Bir şekilde öğreneceğim” diyordum. Ama o öğrenme süreci bile yorgun hissettiriyordu.
O an fark ettim ki mesele sadece ödevi bitirmek değil, doğru yapabilmekti.
İlk Defa Doğru Yazmayı Öğrendiğim Gece
O gece bilgisayarı biraz daha yakına çektim. Google’da tekrar tekrar aynı şeyi yazdım: “Ödev yaparken kaynakça nasıl yazılır?”
Karşıma çıkan bilgiler bir süre sonra karışmaya başladı. APA, MLA, yazar soyadı, yayın yılı, kitap adı, yayınevi… Hepsi bir araya gelince zihnimde bir karmaşa oluştu. Ama sonra küçük küçük bir düzen oturmaya başladı.
Önce şunu fark ettim: kaynakça aslında bir düzen işi. Her bilginin bir yeri var.
Bir kitabı yazarken şunlara dikkat etmek gerekiyordu:
Basit bir düzenin parçaları
Yavaş yavaş kendime notlar aldım:
Yazarın soyadı ve adı
Yayın yılı
Kitabın adı
Yayın evi
Basım yeri
Başta bu liste bana çok mekanik geldi. Ama yazdıkça zihnimde bir rahatlama oluştu. Sanki karmaşık görünen şey, parçalarına ayrıldığında daha yönetilebilir hale geliyordu.
Sonra makale için farklı bir düzen olduğunu öğrendim. İnternet kaynaklarında ise link, erişim tarihi gibi detaylar gerekiyordu. Bunların hepsini tek tek not ederken içimde küçük bir heyecan oluştu.
İlk defa “yapabiliyorum” hissi gelmişti. Çok büyük değil ama küçük bir ışık gibi.
Hatalar, Silgiler ve Yeniden Başlamak
Benzer Konular: Psikoloğunun nasıl yazılır ?
Ama her şey bu kadar kolay olmadı.
İlk denememde kaynakçayı tamamen yanlış yazdım. Yazar adlarını karıştırdım, tarihleri unuttum, hatta bazılarını hiç eklemedim. Sonra geri dönüp tekrar baktığımda içim burkuldu.
Bir an masadan uzaklaştım. Pencereye baktım. Kayseri’nin gece sessizliği dışarıdan içeri süzülüyordu. İçimde bir yorgunluk vardı ama aynı zamanda inat da vardı.
“Bu sefer olacak” dedim kendi kendime.
Silgi gibi aslında insan da bazı şeyleri silip yeniden yazabiliyor. Ben o gece bunu hissettim. Her yanlış, yeni bir öğrenme gibi oldu.
Tekrar başladım. Daha dikkatli. Daha yavaş. Daha sabırlı.
Ve her satırda içimdeki sıkışma biraz daha azaldı.
Ödev Yaparken Kaynakça Yazmanın Basit Yolu
O gece öğrendiğim şeyleri kendi içimde sadeleştirdim. Çünkü karmaşık anlatılan her şey insanı uzaklaştırıyor. Oysa kaynakça, aslında doğru sırayı bilince kolaylaşan bir sistem.
Kafamda oturan haliyle şöyleydi:
Önce kullanılan kaynağı netleştiriyorsun. Kitap mı, makale mi, internet sayfası mı… Sonra onun kimlik bilgilerini topluyorsun. Yazar, tarih, başlık gibi.
Daha sonra bu bilgileri belirli bir sıraya koyuyorsun. Her stilin kendine göre bir düzeni var ama mantık aynı: önce kim, sonra ne, sonra nerede.
Bu kadar.
Ama o “bu kadar” kelimesi, ancak deneyince anlam kazanıyormuş.
O an içimdeki yük hafifledi. Çünkü artık kaynakça benim için korkulan bir bölüm değil, çözülmesi gereken bir bulmaca gibiydi.
Ve bulmacaları çözmeyi aslında seviyordum.
Gecenin Sessizliğinde Gelen Farkındalık
Masamın üstündeki kağıtlar artık dağınık değildi. Daha düzenli bir hal almıştı. Bilgisayar ekranı daha az gözümü yoruyordu. İçimdeki gerginlik yavaş yavaş çözülüyordu.
Ama en önemlisi, kendime olan bakışım değişmişti.
Başta kendime kızgındım. “Bunu nasıl yapamazsın?” diyordum. Ama sonra bunun bir süreç olduğunu kabul ettim. Öğrenmek her zaman hızlı olmuyormuş.
O gece bunu kabul etmek bana iyi geldi.
Küçük bir an, büyük bir değişim
Kaynakçayı ilk kez doğru yazdığımda büyük bir zafer hissi bekliyordum. Ama öyle olmadı. Daha sakin bir mutluluk vardı içimde. Sessiz ama gerçek.
Sanki uzun zamandır taşıdığım bir yük hafifçe yere bırakılmış gibiydi.
Miz ekibi olarak “Ödev yaparken kaynakça nasıl yazılır” hakkındaki bu içeriğin sizler için değerli olduğunu umuyoruz. Görüşmek üzere!
O Gece Sonunda Hissettiğim Şey
Sabaha karşı Kayseri’nin gökyüzü hafif ağarmaya başlamıştı. Perdeden süzülen ışık odanın içini gri-mavi bir renge boyuyordu.
Bilgisayar ekranını kapattım. Sandalyeye yaslandım. İçimde tuhaf bir boşluk ve aynı zamanda huzur vardı.
Hayal kırıklığıyla başladığım gece, küçük bir öğrenmeyle bitmişti.
Kendime şunu itiraf ettim: Bazı şeyleri hemen öğrenememek normaldi. Ama denemekten vazgeçmemek, insanı başka bir yere götürüyordu.
O ödev sadece bir ödev değildi artık. Kaynakça sadece bir liste değildi. Hepsi, o gecenin içindeki benim sabrımın, inatçılığımın ve kırılganlığımın bir parçası olmuştu.
Ve en önemlisi, artık biliyordum: Bir şey ne kadar karmaşık görünürse görünsün, doğru yerden başlarsan çözülüyordu.
O gece bunu öğrendim.